Hande, Sarıyer’in Boğaz’a ve Karadeniz’e bakan en uç noktası Rumelikavağı’nın ıslak Kale Caddesi’nde adımlarını zorlukla atarken, kucağındaki ahşap rölöve çantasını dalgalardan yükselen buz gibi deniz serpintisinden korumaya çalışıyordu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Yapı Malzemeleri ve Ahşap Koruma Bölümü’nden dereceyle mezun olduktan sonra, Rumelikavağı ve Garipçe hattındaki tarihi ahşap balıkçı barınaklarının, ağ depolarının ve ahşap iskelelerin nem deformasyon haritasını çıkaran bağımsız bir koruma projesinde çalışmaya başlamıştı. Ancak projeyi destekleyen marine danışmanlık firması, kamu kurumlarıyla yaşadığı anlaşmazlık yüzünden şantiyeyi bir gecede kilitledi ve çalışanların alacaklarını ödemeden sırra kadem bastı. Hande, hem sekiz aydır ahşap iskele kazıkları üzerinde tuttuğu mikroskobik lif çürümesi paftalarıyla tek başına kaldı hem de saha analizlerinde kiraladığı ultrasonik nem ve yoğunluk tarama cihazlarının yüksek borcuyla baş başa bırakıldı.
Kasım ayının dondurucu poyrazı Karadeniz’den esip balıkçıağlarını şakırdatarak geçerken, cebinde kalan son otobüs parasıyla ne yapacağını düşünüyordu. Sarıyer merkezde kiraladığı küçük çatı katı odasının sahibi, ödenmeyen iki aylık kira yüzünden kapının kilidini değiştirmişti. Kucağındaki su geçirmez kılıfta sadece çizim rapidoları, nem ölçüm probları ve el çizimi mizanpaj defteri vardı. Kale Caddesi’nin sonundaki tarihi bir ahşap barınağın taş basamağına çöktü. Emeğinin bir kalemde silinmesi göğsüne ağır bir taş gibi oturdu.
Gözyaşlarını rüzgâra teslim edip çantasından teknik çizim bloknotunu çıkardı. Cılız sokak lambasının sarı ışığı altında, ahşap dikmelerin deniz suyuyla birleştiği noktalardaki kristalleşme şemalarını ve lif kopma sınırlarını milimetrik kâğıda aktarmaya başladı. Kalem kâğıda her dokunduğunda içindeki kırgınlık mesleki bir tutkuya dönüşüyordu. O sırada limanda denetim yapan ve Boğaz Kıyı Yapıları Koruma Kurulu’nu yöneten kıdemli bir restoratör mimar, basamakta titreyerek pürüzsüz ahşap statik paftası çizen Hande’yi fark etti. Kâğıttaki teknik hassasiyeti ve strüktürel analiz hakimiyetini gören uzman, genç kadına İstanbul Boğazı Geleneksel Ahşap Liman Yapıları Restorasyon Projesi’nde baş saha koordinatörü olarak çalışma imkânı sağladı. Hande, Rumelikavağı’nın sert poyrazında İstanbul’un ona pes etmeme gücünü bahşettiğini anladı.
Salacak İskele Caddesi’nde Kayıp Kız Kulesi Perspektifleri ve Deniz Suyu Erozyon Atlası
Pınar için İstanbul, Üsküdar Salacak Sahili’nin Kız Kulesi’ne bakan mermer setlerine vuran hırçın dalgalardan ve kordon boyuna çöken puslu Boğaz havasından ibaretti. İstanbul Teknik Üniversitesi Harita Mühendisliği ve Fotogrametri Bölümü yüksek lisans mezunuydu; Salacak ve Harem hattındaki kıyı tahkimatlarının, tarihi kesme taş rıhtımların ve Kız Kulesi tabanındaki deniz suyu erozyon katmanlarını belgeleyen bağımsız bir topoğrafya projesinde çalışıyordu. Ancak projeyi yürüten mühendislik şirketi, finansal kriz gerekçesiyle araştırmayı aniden durdurdu. Pınar’ın sekiz aydır Lidar cihazlarıyla topladığı hassas nokta bulutu verileri ve taş erozyon paftaları kilitli kalan stüdyoda kalırken, cihaz kiralama faturası Pınar’ın üzerine yıkıldı.
Gece saat üçte, Salacak Sahili’ndeki ahşap seyir terasının kuytusunda tek başına oturuyordu. Sonbahar yağmuru Boğaz’ın kapkara sularına damlarken üzerindeki kaban sırılsıklam olmuştu. Doğancılar’da kaldığı pansiyonun günlük ücretini ödeyemediği için eşyalarını tek bir sırt çantasına sığdırıp sahile sığınmak zorunda kalmıştı. Cebinde sadece ertesi günün vapur parası duruyordu. Karşı yakadaki Sarayburnu ve Topkapı Sarayı’nın sarı ışıkları suyun üzerinde süzülürken geleceğe dair tüm umutları kararmıştı.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.