Beylerbeyi Sarayı’nın asırlık çınarlarından süzülen dondurucu ekim poyrazı, Boğaz’ın köpüklü sularını ve yalı kordonundaki kuruyan sarı yaprakları savururken, Üsküdar’daki bir Anadolu lisesinin son ders zili çaldı. On yedi yaşındaki Defne, okul ceketinin üzerine giydiği lacivert kaşe montun önünü ilikleyip ağır sırt çantasının askılarını omuzlarında düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Çengelköy sahilindeki kafelere oturup sıcak çay içme tekliflerini nezaketle geri çevirerek, adımlarını Beylerbeyi Yalı Boyu Caddesi üzerinde yer alan, XIX. yüzyıldan kalma restore edilmiş üç katlı ahşap bir binadaki uluslararası biyo-klimatik ahşap cephe ve tarihi yalı restorasyon akreditasyon acentesine doğru hızlandırdı.
Defne, yedi ay önce babasını Boğaz kıyısındaki tarihi bir yalının çatı ve cephe yenileme şantiyesinde iskelenin çökmesi sonucu meydana gelen talihsiz kazada yitirdikten sonra yatalak anneannesi ve ilkokula giden küçük kız kardeşinin tüm geçim yükünü omuzlamıştı. Küplüce’deki dik bir yokuşun başındaki tek odalı kiralık dairenin masraflarını ödemek, anneannesinin her ay yenilenen özel oksijen konsantratörü bakımı ile reçeteli ilaç giderlerini karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde bu acentede akşam sekreteri ve tarihi eser kayıt personeli olarak çalışıyordu.
Büro; taze filtre kahve, emprenye ahşap verniği, mikro-klimatik izolasyon numuneleri ve yüksek hızlı geniş format tarayıcıların ritmik vızıltısıyla kaplı son derece vakur, kurumsal ama yüksek tempolu bir mekândı. Defne’nin görevi; Floransa ve Kopenhag merkezli ahşap koruma enstitülerinden gelen nem/tuz tahribat analiz raporlarını sisteme işlemek, Kültür ve Turizm Bakanlığı Taşınmaz Kültür Varlıkları onay dosyalarını kodlarına göre klasörlemek, gelen uluslararası kuryeleri karşılayarak ahşap esneklik katsayısı ve biyo-klimatik katman test verilerini teslimat defterine kaydetmekti. Saatlerce ekran karşısında nem oranlarını, ısıl geçirgenlik katsayılarını ve uluslararası tescil numaralarını doğrulamaktan göz pınarları kurur, topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve dev rulo pafta klasörlerini üst raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağrırdı.
Defne’nin en büyük arzusu ise İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Restorasyon ve Yapı Bilimi Bölümü’nü kazanıp İstanbul’un tarihi Boğaz yalılarını ve ahşap mimarisini geleceğe taşıyan vizyoner bir restoratör mimar olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmeceye YKS Sayısal özet kartlarını ve Matematik-Fizik ders föylerini gizlice yerleştirmişti. Bir yandan dahili telefon hatlarını yönlendirip kurye zimmetlerini yaparken, göz ucuyla çekmecedeki analitik geometri, integral ve statik mukavemet sorularını zihninden çözüyordu. Arkadaşları evlerinde rahatça test çözerken, o, klavye tıkırtıları ve dev mimari rölövelerin ortasında geleceğini tırnaklarıyla kazıyordu.
O akşam, Kandilli sahilindeki dört farklı tarihi ahşap yalının restorasyonu için Venedik’teki Uluslararası Tarihi Yapı Konseyi’ne gönderilecek yetmiş beş parçalık Acil Biyo-Klimatik Ahşap Tescil Dosyası’nın taranması, numaralandırılması ve e-imza portalına yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir şantiye tespiti için Kanlıca sahasına gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Defne’nin omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Ahşap binanın ağır kapısını kilitleyip Beylerbeyi Otobüs Durağı’na doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un dondurucu gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.