Temmuz ayının kavurucu sıcağı Eyüpsultan’ın tarihi sokaklarına çökerken, Selin omzuna astığı ağır hat defterleri ve kamış kalem kutusuyla Pierre Loti’ye çıkan dik merdivenleri tırmanmaya çalışıyordu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğrencisi olan Selin, Adana’dan bu şehre büyük umutlarla gelmişti. Eyüpsultan’ın ahşap evlerinin arasında, tavanı alçak, karanlık bir bodrum odasında yaşıyor; geceleri tezhip ve hat sanatı reprodüksiyonları yaparak hem okul masraflarını çıkarıyor hem de memleketteki ailesine katkıda bulunuyordu.
O gün, hayatının en önemli görüşmelerinden biri vardı. Pierre Loti tepesindeki tarihi bir konakta düzenlenen geleneksel el sanatları sergisi için hazırladığı ve aylardır göz nuru döktüğü hüsn-i hat levhasını sergi kuratörüne teslim etmesi gerekiyordu. Eğer eseri kabul edilirse hem birikmiş üç aylık ev kirasını ödeyecek hem de Kültür Bakanlığı destekli bir restorasyon projesinde staj imkânı yakalayacaktı.
Ancak merdivenlerin sonuna doğru yaklaşırken, tepeden hızla inen bir martı sürüsünün ürkütmesiyle sokağın başındaki sahipsiz bir köpek aniden Selin’in üzerine doğru koştu. Korkuyla geriye doğru çekilen Selin, ayağının dik taş basamaklara takılmasıyla dengesini kaybetti. Sertçe yere düşerken kucağındaki ahşap muhafaza kutusu açıldı; özel olarak hazırladığı is mürekkebi şişesi kırılarak, haftalardır üzerinde çalıştığı ve ahar kaplanmış özel kâğıda yazılı levhanın üzerine tamamen döküldü.
Selin, dondurucu bir çaresizlikle taşların üzerinde kala kaldı. Mürekkep, kâğıdın üzerindeki altın yaldızlı tezhiplere ve zarif harflere yayılarak aylarca süren uykusuz geceleri, göz emeklerini ve kurduğu tüm gelecek hayallerini saniyeler içinde zifiri bir karanlığa gömdü. Ağlamaktan nefesi kesilen genç kız, İstanbul’un bu dik yokuşlarında bir kez daha yenik düştüğünü hissetti.
O esnada, merdivenlerin hemen kenarındaki tarihi bir ahşap atölyeden çıkan yaşlı bir kadın adımlarını çabuklaştırarak Selin’in yanına geldi. Yıllardır Eyüpsultan’da ebru ve kâğıd-ı kat'ı sanatı yapan "Aharcı Mukaddes Hanım"dı bu. Kızın çaresizliğini görünce onu hiç tereddüt etmeden kolundan tutup kurutulmuş kâğıt ve gül suyu kokan sıcacık atölyesine götürdü.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.