Karaköy’ün rıhtıma inen dik yokuşlarına ve asırlık taş binalarına akşamın gri sisi çökerken, Cağaloğlu’ndaki ticaret meslek lisesinin son ders zili gürültüyle çaldı. On yedi yaşındaki Simge, okul ceketinin fermuarını çene altına kadar çekip sırt çantasının askılarını omuzlarında sıktı. Sınıf arkadaşlarının Sirkeci taraflarındaki tatlıcılara doğru neşeyle yürümesine katılmayarak, adımlarını Bankalar Caddesi’nin hemen arkasında yer alan, pirinç işlemeli ağır demir kapılı tarihi bir hanın dördüncü katına doğru hızlandırdı.
Simge, iki yıl önce babasını bir liman kazasında kaybettikten sonra felçli anneannesi ve ilkokula giden küçük kardeşiyle ayakta kalmaya çalışan bir lise son sınıf öğrencisiydi. Evin birikmiş kirasını ödemek ve anneannesinin her ay katlanan medikal bakım giderlerini karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde Karaköy’deki uluslararası bir mimari restorasyon ve tarihi eser koruma bürosunda akşam sekreteri olarak çalışıyordu.
Büro; devasa tarihi bina çizim paftalarının kokusu, yüksek çözünürlüklü tarayıcıların ritmik vızıltısı, keskin ozalit mürekkebi ve eski ahşap kokusuyla kaplı bir ortamdı. Simge’nin buradaki görevi; mimarların tarihi binalardan getirdiği rölöve çizimlerini ve restorasyon projelerini dijital ortama aktarmak, yabancı konsolosluklar ve Anıtlar Kurulu ile yapılan resmi yazışmaları arşivlemek, gelen özel kuryeleri karşılayıp proje paftalarını onay kodlarına göre dosyalamaktı. Saatlerce ışıklı ozalit masasının başında ve bilgisayar ekranı karşısında durmak gözlerini kan çanağına çevirir, ağır ciltli tarihi eser envanter defterlerini üst raflara taşımaktan kolları ve sırtı sızlardı.
Simge’nin en büyük arzusu ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nü kazanıp İstanbul’un tarihi mirasını koruyan uzman bir mimar olmaktı. Sekreterlik masasının hemen yanındaki telefon santralinin arkasına şeffaf bantla sabitlediği Sanat Tarihi, Matematik ve Geometri özet föylerine bakarak çalışırdı. Bir yandan dahili telefon hatlarını yönlendirip gelen evrak kayıtlarını sisteme girerken, bir yandan da göz ucuyla analitik geometri, türev ve integral soru kalıplarını zihninden adımlıyordu. Arkadaşları sıcak evlerinde test çözerken, o, klavye tıkırtıları ve ozalit kokusunun ortasında geleceğini tırnaklarıyla kazıyordu.
O akşam, Beyoğlu’ndaki tarihi bir hanın restorasyon projesi için hazırlanan elli klasörlük dosya setinin taranması, numaralandırılması ve yurt dışındaki ana firmaya mail atılması son ana kaldı. Bürodaki kıdemli mimarlar şantiyeye gidince, tüm tarama, kontrol, dosyalama ve dijital arşiv yükleme işi Simge’nin omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Büronun ağır kapısını kilitleyip Karaköy Tramvay Durağı’na doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un dondurucu gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.